30 Nisan 2024 Salı

Kırık Kalem

            Bir kurşun kalem hayal et. Sarı-siyah şeritlerden oluşan, henüz ucu bile açılmamış, mis gibi ağaç kokan bir kalem.

7 yaşındasın yine, bu kez bilincinle. İlk kez eline aldığından herhalde, heyecandan hemen bir şeyler karalamak istiyorsun. Ucunu açmak için acele edip, her saniye gereğinden fazla keskinleştiriyorsun. Galeyanla başladığın ilk harfin yarısında geliyor ilk hayal kırıklığın. Tekrar başa dönüyorsun, yana yakıla kalemtıraş arıyorsun.

13 oldun bugün, sarı-siyah kalemin hala seninle, çok nadir kullanıyorsun. Çünkü bir sürü kalemin olmuş üzerine; tükenmediğini söyleyip biteninden tut, kıpkırmızı yazanına kadar, hepsi senin olmuş. Arada bir sınıf arkadaşların beğeniyor eski kalemini, paylaşmamak için dört dönüyorsun. Senin çünkü, senin, senin, senin, sen.

18 oldun bugün, kalemin ufaldı. Sarı rengi soldukça beyaza yaklaştı, siyahı soyuldukça daha da garibanlaştı. Ucu zaten sürekli kırılıp seni yarı yolda bırakmıştı. Sen de kalan düzlükleri sırtındaki kitap dolu çantalarla koşmaktan yorulmuştun. Her soluklanma durağında bir kitabını bırakır oldun. Yük azaldıkça yerle temasın azaldı, söz uçtu, yazı başka evlerde kaldı.

 22 oldun bugün. Tükenmez denilenlerle dolu bir kalemkutu mezarlığın var artık. Arada eline alıp, hohlaya hohlaya tekrar deniyorsun şansını. Kimi utanıp çalışıyor, kiminin kalbi içine kaçmış, topu artık dönemiyor. Sen de zaten beş dakika kullanıp geri gömeceksin mezarlığına, umurunda değil. Hiç silgi kullanmazdın, hala kullanmıyorsun. Yeni kağıt gibisi var mı?

26 oldun bugün. Kalemin kaybolalı yıllar oldu, zaten aramıyordun da. Artık kalem de kullanmıyorsun, kağıt da. Bulabildiğin en büyük ve en boş duvarları gözlerinle dolduruyorsun. Söz uçmuyor artık eskisi gibi, sanırım o da yorgun.

29 oldun bugün. Güneşten kaçmıyorsun artık, huzur buluyorsun. Işık gözünü kör etmiyor artık, sadece yoruyor. Sen de haliyle miktarını kendin ayarlıyorsun. Karanlıkla barıştın, sırdaşın oldu artık. Eşin dostun mesafeydi, mesafeyle pekleşti, pekleştikçe seyreldi, seyreldikçe sıkılaştı. Sanırım bir şeyler yazasın var, yine gözlerinle kalem arıyorsun. Gece kaybolmayacak, yazarken kırılmayacak, özen gösterdikçe rengi solmayacak.

                                                                                                                        1-5-24

            Istanbul