Kendini Sevmelisin :)
Uykusu kırık, aidiyatı kayıp, ruhu yalnız ve suratı asık... Herkesin bir özeti var bu hayatta. Baktığı mercekten merceğe göre değişiyor bütün manzarası.
Paslı ve koyu renkli bir teleskopla izliyorum dünyayı bu aralar, dünyamı. Yine uzaklardan bakarken kendime yakalanıyorum, göz göze geliyoruz, bakışlarımı kaçırmıyorum. Yanımda kardeşim konuşuyor; ben, bana bakıyorum. Aynı anda iki açıdan seyrediyorum hayatımı. Belki de sorun da bu ya, sadece seyrediyorum. Eskiden bu sessiz istişareleri ölümsüzleştirirdim, kendimi dinlerdim. Güneş’e küstüğüm günlerde Ay’ın beyazına yazardım bunları. Yine kendim okur, kendime sarılırdım. Artık mutsuzken de rahat yazamıyorum, annem de bloğumu okuyor, üzülüyor, biliyorum.
İki alfa karakter kavgası arasına sıkışmış ufak bir çocuğum
sadece, yaşıma aldanmayın. Bir o alıyor gücü eline; dünyanın en mutlu insanı, ‘yok’larla
savaşta en cesur asker. Bir öteki alıyor eline; Bugün’e küsmüş, Dün’e dargın, Yarın’a
gözleri kapalı. Velayet davası yıllardır devam ediyor, bense sabırla
bekliyorum. Sadece bekliyorum. Sahi, neden hiçbir şey yapmıyorum? Çünkü bazen
düşmekten korkmasan da, sıkılırsın. İnanın bana, ben gerçekten çok sıkılıyorum.
:)
Kendimi kandıramıyorum,
objektif gözlüğümü kabına koyamıyorum. Haritam okunmuyor, pusulam sadece batıyı
gösteriyor. Refleksif nefes aldığımız günü-birlik maceralara üşeniyorum. Gergin
değilken gergin, düşünceliyken mutsuz, neşeliyken şımarık gözüküyorum. Bu
aralar çok fazla açıklama yapıyorum, kalp kırmamaya çalışıyorum. Yalnızlıktan
sıkılıp eşlikçi beğenmiyorum. Sığındığım ufak tefek ama güvenli evlerde
yaşıyorum. Çocukken de böyleydim zaten; hep bir sığınma ihtiyacı, kendi
bedenime mülteci olma hüsranı.
“Kendini sevmelisin.”
tavsiyelerini çok ciddiye alıyorum. Ama ne hikmetse, aradaki ‘n” harfini atıp,
sadece kedimi sevebiliyorum. Aynaya bakınca seni seviyorum diyemiyorum.
Sağ omzumu öperdim küçükken, artık dudaklarımı çok da hissetmiyorum. Gözler
rastgele bakıyor, dil çekimser, kulaklar desen kapalı… Küçükken oyuncu olmak
isterdim, şimdi üç maymunu dehşet iyi oynuyorum. Senaryolar hep zayıf, mecburen
doğaçlama yapıyorum. Yönetmen de ben olduğum için, asla beğendiremiyorum. Yeni
bir meşgale bulmam gerek sanırım, çünkü artık yazarken de sıkılıyorum. :)