Duymayanlara bağırılan
kelimeler...
Anlamayanlara anlatılan değerler...
Onlarca kelimenin buzdolabında
çürümesi...
Boş
konuşuyorum bu aralar sürekli. Kimse okumadığındandır kalemim tükeniyor her
geçen gün. Negatif çocuğun kırgınlıkları, ekmek kırıntıları.. Beş dakikalık
sorunların beş senelik oluşu ve senin asla olamayışın. Sen kimsin? Adın neydi?
Bu negatifliğin pozitifliği nerededir? Yine tabelasız yolların şerit çizgisi...
Nereye, kaç kilometre kaldı? Yürüyorum ama ayakkabılar eskidi.
Neye sinirliyim? Neden darlanıyorum? Hangi rengim bugün?
Siyah, gri, lacivert, mor... Koyu mu olması gerekiyor illa? Turkuazı özlediğim
kadar özleyecek miyim seni? Sanmıyorum. Çünkü “Sen” kimsin bilmiyorum. Seni
tanımıyorum. Seni artık beklemiyorum. Senin değil sensizliğinin darlanmasını yaşıyorum.
Ailemi özledim. Ailemle kalıyorum yirmi gündür. Ailemi özledim.
Ailemden ayrıyım yirmi gündür. Ailemi özledim. Ailem bensiz Ankara’da yirmi
gündür. Ailemi özledim. Ailem ne yapıyor, bilmiyorum yirmi gündür. Ailemi
özledim. Ailem nasıl bilmiyorum yirmi gündür. Ailemi özledim. Ailem kim,
bilmiyorum yirmi gündür. Ailemi özledim. Ailem beni özlüyor mu, bilmiyorum
yirmi gündür. Ailemi özledim. Ailemi özledim. Ailem?
Bok gibi bir yazı oluyor yine. Kafam güzel, ikinci sınıf
kalitesiz Türkçe rap dinleyip aklıma geleni yazdığım bir yazı... Yine bir
melankoli bağımlısının atağı, çocuğu yere düşen annenin kalp atışıyım. Bir
babanın çocuğuna verdiği imkansız sözü, kardeşin küskünlüğü, arkadaşın üzgünüyüm
bugün. Bir teyzenin samimiyetsizliği, bir dayının kolpalığıyım; bir amcanın
verdiği huzur, kuzenin verdiği güvensizliğim bugün. Bir halanın yorumu, bir
eniştenin şakasıyım bugün; tatsızım, yine de yalnızım bugün.
Sonunda kafayı yiyorum sanırım. Dilencinin yolda bulduğu
ekmek kadar sert oldu kalbim sonunda, ben bu muyum? Yoldan geçerken hapşıran
insanlara çok yaşa diyen çocuktan geriye kalan bu mu? Ev üstüme gelmiyor artık,
ben evin üzerine gidiyorum. Dört duvarı ben darlıyorum. Mutfağın ışığını bilerek
kapatıyorum. Duş alırken oyalanmıyorum.
Sırtım kaşınmıyor artık. Aynada vücudumun ön kısmını daha
çok inceliyorum. Tatlı sözlerle konuşurken iki kere düşünüyorum artık. Olmayan
omurgam sızlıyor, ve ben sürekli süt içiyorum. Tembelliğimin sınırlarını
zorluyorum. Sürekli karakterimi dinlendiriyorum. Yedek kulübesinden dışarı
adımımı atmıyorum. Sürekli o basket topunu sektirmeden koşmaya çalışıyorum. Muhtemelen
oyunu hala bilmiyorum.
On sekizini doldurur doldurmaz bara giden bir çocuğum
bugün. Bekaretini yeni kaybetmiş bir ruh, ilk öpücüğü beklediği gibi olmayan
bir aşığım bugün. Babamla sarıldığımızı hatırlayabildiğim ilk anıyım bugün.
Annemin ağladığını gördüğüm ilk günüm bugün. İlk aşkımla yaşadığım ilk kavga,
ilk yediğim dost kazığıyım bugün. Sobaya elimi değip yaktığım ilk gün bugün. Ne
yapacağımı bilmediğim ilk ve tek günüm bugün. İnsanım bugün.
Bir kahvecide, bir yaz günü, birkaç arkadaşla içilen
kahve olmak istiyorum bugün. İlk sarhoş söylediğim şarkı, ilk güzel seksim olmak
istiyorum bugün. İlk defa köpek sevdiğim gün olmak istiyorum, ilk defa kucağımda
bir kedinin mırladığı bir uykuya dalış... Büyükev dinleyerek kahvaltı
hazırlamak, ağlarken sarıldığım güven veren omuz olmak istiyorum bugün. Hiçbir
şey konuşmadan sohbet ettiğim ortamları, Hiçbir şey düşünmeden saatlerce
anlattığım gün olmak istiyorum bugün. Kendim olmak istiyorum, bu yazdıklarımı
silmek istiyorum.
Saklanmalıyım. Kimse sevmiyor bu halimi. Ayna
karakterimin kör açısı geriye sadece karanlık yansıtıyor. Saklanmalıyım. Sevilmek
için bunu yapmam gerek. Sevinmek için de bunu yapmam gerek. Saklanmalıyım. Yaz geliyor.
Bütün negatifliğimi kışlıklarla kaldırmalıyım. Kimse görmemeli, unutmalı,
sorgulamamalı yokluğunu. Saklanmalıyım. Durduk yere kanayan burnumu
göstermemeliyim, gizlice tampon yapmalıyım. Kronik baş ağrılarımı kendime saklamalıyım.
Bol su içip sıcak havlulara sarılmalıyım. Ağrı kesicilerin alay konusu
olmamalıyım. Saklanmalıyım.
Sobe.
Susmalıyım. Biraz susmalıyım artık. Çok konuşuyorum. Herkesle, her şey hakkında, her zaman. Sumalıyım. Dinlemeyi biliyorum ama yine de susmalıyım. Anlatmayı sevdiğim için susmalıyım. Susmadığım için öğrenemiyorum, öğrenemediğim için merak etmiyorum, merak etmediğim için sormuyorum, sormadığım için konuşacak birini bulamıyorum.
Sobe.
Susmalıyım. Biraz susmalıyım artık. Çok konuşuyorum. Herkesle, her şey hakkında, her zaman. Sumalıyım. Dinlemeyi biliyorum ama yine de susmalıyım. Anlatmayı sevdiğim için susmalıyım. Susmadığım için öğrenemiyorum, öğrenemediğim için merak etmiyorum, merak etmediğim için sormuyorum, sormadığım için konuşacak birini bulamıyorum.
Susmalıyım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder