10 Temmuz 2019 Çarşamba


26 Şubat 2016 Cuma
Bunun için döndüm belki de
                   Günaydın! Ay'ın en beyaz tarafı. Kafamın içindeki geceyi bölen ışık, hoş geldin. Uykudan uyandın sanırım, mahmursun birazcık. Sol elinle sağ gözünü ovuşturarak mı okuyorsun yazdıklarımı? Gözlerini devirerek cevap yazıyorsun belki de, düşünce denizindeki balıklardan birkaç tanesiyle. İç çekiyorsundur yada sesli şikayet ediyorsundur. Etme. Kabullen bunu, bunları. Beni ve her şeyimi. Ayrı ayrı kazı zihninin en karanlık tahtasına, hem de en beyaz tebeşirle. Kalpten bahsetmiyorum dikkat edersen; orası zaten benim evim. Gizli saklı yaşadığım; gözden ırak, gölgelerle dolu barınağım. Tek sıkıntı çıkamamak oradan, çünkü girişi unuttum. Vücudunda bulunan en yararlı parazit oldum. Tamı tamına iki sene, susuz hayatta kaldım dört odacık evde. Her öksürüğünü hissettim, arada damarları tıkadım. Bazen hızlandırdım evimi, heyecanlandırdım seni de. Hem de gereksiz yere.
Bu yeri kazanmak için çok çabaladım mı? Tartışılır. Ben dahil herkes farkında. Sorun şu ki; çabalamaya sonradan başladım. Baktım ufacık evime yeni birini sokmaya çalıştın, olmadı. İkimiz de nefes alamadık, hatta üçümüz de. Beslenme zincirinin en altına atıldım bir anda, vücudundaki en değersiz organa döndüm. İki yıl nadasa bıraktığın toprak oldu evim, kirli kan temiz kandan fazla akar oldu. Gözün bile kanlandı, kendi hislerini göremez oldun. Durum kötüye gittikçe zihninle birlik olup kendini ikna eder oldun. Bunun için döndüm belki de, gözlerinin beyazı gerek kahverengi irislerine.
                 Duygular olmadan yaşayamazsın, demişler. Hayatımda duyduğum en saçma söz öbeği. Diyen adam benim kadar basit ve aşık, çok belli. Çünkü sen yaşadın, koskocaman iki yıl. Sadece mantıkla ve doğru kararlarla... Eğer buna yaşamak diyorsan, yaşadın. Yeni arkadaşlar edindin, eskilerle bağları koparttın. Yeni yemekler tadıp beğendin, eskilerden de sapmadın. Yeni müzikler keşfettin, eskiyen şarkıları kenara bıraktın. Hayatında çok fazla bir şey değişmedi, çünkü değişen her şey artık hayatında değildi. Ben hayatında değildim çok uzun bir süre hatun kısmısı. Ve sen benim olmadığım her dakika daha da yalnızlaştın, o yeniden inşa ettiğin kalabalık hayatında. Çehrenden her ay bir gamze eksildi, benim şakalarımı duymayınca kulakların. Teninde kaşınan her nokta beni özlediğinden kaşındı belki de. Burnun hep kokumu duyamadığından aktı, miden hep sarılamadığımızdan üşüdü. Bunlar için döndüm belki de, seni özlediğimi senin vücudunla anlatabilmek için.
              Ben aslında dönmedim sana. Zaten hep seninleydim. Sen bensin, ben senim çünkü. Biz karakterlerimizi birbirimizin ateşinde dövdük. Bu yüzdendir ki; insanlar seni bana, beni sana benzetiyorlar. İki gözü olmasaydı insanın eğer, bizi tek kişi görür müydü? Sabahları geceye, geceleri sabaha bağlayan tanrı, güç, ruh yada kudret... İnsan figürüne benzemese bizi ayrı yaratabilir miydi en başta? Sevgi bu kadar zorken ve sürekli ilgi isterken, can yakmak bu kadar kolay olabilir miydi yahu? Senin için döndüm ben, hem de hiç gitmeden. Benim için bekledin sen de, hem de çok uzun bir süre tek dal sigara içmeden. Murphy bey bok yemiş; ben seni, sen beni bu kadar çok severken. Birbirimize döndük biz. Biz.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder