10 Temmuz 2019 Çarşamba


9 Nisan 2016 Cumartesi
Kendimi Titreşime Aldım
         
                    Sokak sanatçılarının en basit çalgısı, kış ayının en marjinal kar tanesiyim. İzin ver dinleneyim o tatlı nefes alışlarında. İndir beni en yabancı duraklarda; bu yolculuğu hep bilmediğimiz yerlerde, molalar vererek yaşayalım. Tamamlanması muallakta kalsın mümkünse. Süslü kelimelerle konuşalım sadece, kelimeleri anlamsızlaştırmayalım. Birbirimizin defterlerini, dilediğimiz gibi, en sevdiğimiz renklerle dolduralım. Başkalarının peşinden gitmeyelim, kimseyi örnek almayalım. Kendimizi, geçmişimizi ve hatta yarım saat öncemizi bile düşünmeden sürdürelim bu serüveni. Kendi masal kitabımızın yan karakteri olmayalım. Kurguyu hep biz yazalım, her cuma akşamını spontane yaşayalım. Bizi günden güne gözleriyle süsleyen, gıpta dolu bakışlara şaşırmayı bırakalım. Görüşemediğimiz günleri resmi tatil ilan edelim. Bizim için duran hayat, olağan düzeniyle akamasın. Yaşam, içinde binlerce çeşit balık bulunan bir nehir. İki deli balık, bu nehirde yolumuzu hep akıntıya doğru tutalım. Akışına bıraktığımız her olay örgüsünü sevelim. Sevmediklerimiz olursa tanrıyı oynayalım. Her şeyi değiştirelim gerekirse, birbirimizi olduğu gibi bırakalım.

                   Sensiz tellerim kopar, yaz gelir ve eririm en boş arazide. Nefes alamaz olursun sen de, ben hep yorgun kalırım. Molasız kalırız ve bu yüzden; önce bedenlerimiz, sonra zihinlerimiz yorulur. Başarışız sonuçlarla karşılaşırız. Önce cümlelerimiz basitleşir, sonra renkli kalemlerimiz tükenir. Eleştirdiklerimiz gibi oluruz sonra. Hatalarımızı tekerrür eder, mutlu anılarımızı hüzün eşliğinde gözden geçiririz. Ana karakterlere başkalarını koyarız, koyduk da zamanında. Olmadı, o hikayeler pek okunmuyor. Kurguları boğazımdan geçmiyor, yutkunmama dahi izin vermiyorlar bazı zamanlarda. Cuma akşamları odamıza kapanırız, saatlerce başka hayatları anlatan yabancı dizilere kilitleriz beyinlerimizi. İnsanlar bizim gibi olmak istemezler sonra, bizim gibi olmamak için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar. Görüşemediğimiz günler o kadar fazla olur ki; sokakta karşılaşınca, karşılıklı bakışmalar bile ''cumartesi gecesi'' havası verir bedenlerimize. Hayat bizimle birlikte durmaz bu kez, o güzel nehir bulanıklaşır. Solungaçlarımız işlevsiz kalır, nefessiz kalırız kendi yaşam alanımızda. Akıntının tersine yüzmeye çalıştığımızdan geriye doğru istemsiz taklalar atarız, yüzgeçlerimiz çaresiz kalır. Bu sefer sevmeyiz akışına bıraktığımız hiçbir şeyi. Tanrıyı oynamayı bırakıp inançsız oluruz. Hiçbir şeyi değiştiremeyiz bu defa, birbirimizi dahi tanıyamayız.

Bütün kirpiklerimi kestim zaten; uyandığımda seni net göremediğimden. Bize bakınca asılan her suratı bakışlarımla taciz etme gereksinimimden.

Bol şans bize.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder