9 Nisan 2016 Cumartesi
Kendimi Titreşime Aldım
Sokak sanatçılarının en
basit çalgısı, kış ayının en marjinal kar tanesiyim. İzin ver dinleneyim o
tatlı nefes alışlarında. İndir beni en yabancı duraklarda; bu yolculuğu hep
bilmediğimiz yerlerde, molalar vererek yaşayalım. Tamamlanması muallakta kalsın
mümkünse. Süslü kelimelerle konuşalım sadece, kelimeleri anlamsızlaştırmayalım.
Birbirimizin defterlerini, dilediğimiz gibi, en sevdiğimiz renklerle
dolduralım. Başkalarının peşinden gitmeyelim, kimseyi örnek almayalım.
Kendimizi, geçmişimizi ve hatta yarım saat öncemizi bile düşünmeden sürdürelim
bu serüveni. Kendi masal kitabımızın yan karakteri olmayalım. Kurguyu hep biz
yazalım, her cuma akşamını spontane yaşayalım. Bizi günden güne gözleriyle
süsleyen, gıpta dolu bakışlara şaşırmayı bırakalım. Görüşemediğimiz günleri
resmi tatil ilan edelim. Bizim için duran hayat, olağan düzeniyle akamasın.
Yaşam, içinde binlerce çeşit balık bulunan bir nehir. İki deli balık, bu
nehirde yolumuzu hep akıntıya doğru tutalım. Akışına bıraktığımız her olay
örgüsünü sevelim. Sevmediklerimiz olursa tanrıyı oynayalım. Her şeyi
değiştirelim gerekirse, birbirimizi olduğu gibi bırakalım.
Sensiz tellerim kopar, yaz
gelir ve eririm en boş arazide. Nefes alamaz olursun sen de, ben hep yorgun kalırım.
Molasız kalırız ve bu yüzden; önce bedenlerimiz, sonra zihinlerimiz yorulur.
Başarışız sonuçlarla karşılaşırız. Önce cümlelerimiz basitleşir, sonra renkli
kalemlerimiz tükenir. Eleştirdiklerimiz gibi oluruz sonra. Hatalarımızı
tekerrür eder, mutlu anılarımızı hüzün eşliğinde gözden geçiririz. Ana
karakterlere başkalarını koyarız, koyduk da zamanında. Olmadı, o hikayeler pek
okunmuyor. Kurguları boğazımdan geçmiyor, yutkunmama dahi izin vermiyorlar bazı
zamanlarda. Cuma akşamları odamıza kapanırız, saatlerce başka hayatları anlatan
yabancı dizilere kilitleriz beyinlerimizi. İnsanlar bizim gibi olmak istemezler
sonra, bizim gibi olmamak için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar.
Görüşemediğimiz günler o kadar fazla olur ki; sokakta karşılaşınca, karşılıklı
bakışmalar bile ''cumartesi gecesi'' havası verir bedenlerimize. Hayat bizimle
birlikte durmaz bu kez, o güzel nehir bulanıklaşır. Solungaçlarımız işlevsiz
kalır, nefessiz kalırız kendi yaşam alanımızda. Akıntının tersine yüzmeye
çalıştığımızdan geriye doğru istemsiz taklalar atarız, yüzgeçlerimiz çaresiz
kalır. Bu sefer sevmeyiz akışına bıraktığımız hiçbir şeyi. Tanrıyı oynamayı
bırakıp inançsız oluruz. Hiçbir şeyi değiştiremeyiz bu defa, birbirimizi dahi
tanıyamayız.
Bütün kirpiklerimi kestim
zaten; uyandığımda seni net göremediğimden. Bize bakınca asılan her suratı
bakışlarımla taciz etme gereksinimimden.
Bol şans bize.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder