10 Temmuz 2019 Çarşamba


29 Mart 2015 Pazar
Neyse
           Uyandım. Yeni başlayan güne yaklaşık olarak sekiz saat geç kalmışım. Kahvaltıyı geçirmiş, öğlen yemeğini kaçırmışım. Mide bulantısı ile harmanlanmış uykumu yataktan kaldırıp lavaboya tükürdüm. Elimi yüzümü yıkayıp, sorumluluklarımı kağıt havluyla kurulayıp çöpe attım. Çoktan yirmi kez küstüğüm şehrin en sıkıcı dakikalarını yakalamışım yine. Geceleri barıştığımızdan gündüzleri sevemiyorum bir türlü, eğlenemiyorum. Uyuyamıyorum bu yüzden. Rüyalarla terbiye edilen karakterlerimizin pasaklılığı uykusuzluk. Belki de senin karakterin bu yüzden köy yolu gibi oldu, bilmiyorum. Neyse.

            Bir türlü anlatamadım sana bazı şeyleri. Basit matematiği algılayamadın. Sen artı ben, eşittir ''bizsiz'' onlar. O' da senin gölgen olan gizli özne. Sonucu belli olmayan bu problem yüzünden sınıfta kaldık belki de. Sense sınıfın bilmiş öğrencisi olup, bu soru yanlış, diyerek kestirip attın. Gerçi barajı bile zar zor geçmiştik. Sınav stresinde ne yapardık kim bilir. Kitapçığı karalamaktansa soruları boş bırakmak daha mantıklı, doğru söylüyorsun. Zaten konular işlenirken ben uyuyordum. Sense kitap okuyordun. Neyse.

            Üç tarafı saçlarla çevrili çehrende saklambaç oynarken sobelenmiştim gözlerine. Çanak çömlek patlayınca yanında olmayacak olmaktan memnunum. Senelerdir benimle tecrübe ettiğin anıların, başka insanlar tarafından Deja vu'laştırılışını görmeyecek olmaktan memnunum. Benim yerime koymaya çalıştığın ve çalışacağın her insanın, seni acıtışını görmeyecek olmaktan memnunum. Her insanın bir kalıbı olmak zorundadır, tabusunu yıktığın için memnunum. Kimseye uzatamadığın elini yıllaca omzumda taşıdığım için memnunum, benden sonra bunu deneyeceğin insanları görmeyecek olmaktan memnunum. Çok memnunum yani. Optimistim yine, en sevmediğin. Neyse.

            Bazen kaldıramıyorum bunları. Bünyem almıyor. Bahçesinden kiraz çalınan amca gibiyim. Kızıyorum. Kızıyorum ama sana da imreniyorum. Heyecanını dozunda yaşayıp, yakalanmadan kaçıp gidiyorsun. Bana arkadan tepki vermesi kalıyor. İnisiyatifime göre; anlayış gösterip tatlı tatlı söylenmek, görmezden gelmek, ya da içime doğru küfretmek gibi şeyler. Kalbi kırılan her insanın yaptığını yapıp susuyorum ben de. Ne kadar basit değil mi? Düz bir tepki. Kendi basitliğimden iğrenerek yatıyorum yatağa, tavanda yüzünü hatırlamaya çalışıyorum sonra. Söylemek isteyip korkaklığımdan söyleyemediğim her şeyi not alıyorum telefonuma. Sonra açıyorum tatlı bir müzik başlıyorum karalamaya. Üçüncü sınıf amerikan komedi dizilerini yaşarken kendimi kaptırdığım için utanıyorum. Sindiremiyorum bazı şeyleri. Tam kafama sıkacak oluyorum, içinde senin olduğun aklıma geliyor, yapamıyorum. Uyuyamıyorum. Neyse.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder